Kadın hareketi için ‘dayanışma’ bir hayatta kalma biçimi. Her yasak, kadınların birbirine daha çok tutunmasını sağlıyor.

2026’da barikatlar hala aynı yerde, megafonlar hala aynı cümleyi söylüyor: “Bu alan, valilikçe belirlenen yerlerden biri değildir”. Aynı zamanda, bu baskı rutininin karşısında şekillenen feminist stratejiler de her yıl yeniden üretiliyor. Kadınlar ve LGBTİ+’lar, her yasağın içinden bir hareket alanı çıkarıyor. 

Yirmi yıldır 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü’nü kamerayla takip eden Güliz için her yürüyüş, yalnızca bir kayıt değil, feminist mücadelenin nabzını tutan bir hafıza biçimi. Güliz, bu tekrarın içinden doğan coşkuyu, kendi direncinin de kaynağı olarak tarif ediyor, birlikte olunca her şey mümkün:

Eylem alanı, bugün de yarın da kadınların dayanışmasının vazgeçilmez bir parçası olmayı sürdürecek.

SONRAKİ SAYFA

8 Mart

İstanbul